ABDÜLHALİM İNAM

İnternet Sitemize Hoş Geldiniz

Kur'an'ın Hayatımızdaki Yeri

  • ·         Euzü - Besmele

  • Hamdele – Salvele
  • Hamd yalnız Allah’a aittir. Biz ancak O’na hamd eder ve nefsimizin kötülüklerinden ancak O’na sığınırız.Allah’tan başka hidayete erdiren ve saptıran yoktur. Allah’ın Saptırtığını da kimse hidayete erdiremez. Rabbim rehber olan Kur’an-ın yolundan ayırmasın.
  • Kıymetli Başkan, teşkilatımızın en üst kademesinden en alt birimine kadar her alanda görevli olan  kıymetli mensuplarımız ve uzak –yakın demeden davetimize icabet eden Değerli misafirler :
  • Belçika İslam Federasyonun düzenlediği 19. Kur’an-ı Kerim Güzel Okuma yarışmasına katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum.
  • Federasyonumuzun kurulmasında ve bugünlere kadar gelmesinde yapılan hayırlı hizmetlerde emeği gecen tüm kardeşlerimize teşekkür ediyor bilhassa bugün aramızda bulunmayan fani alemden baki aleme göç etmiş değerli kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor birer fatiha okumanızı hasseten sizlerden rica ediyorum.
  •  Bugün burada bu programın gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
  •  Allah’ın kelamı olan Muhammet Mustafa’ya indirilen, gönüllere hitabeden, hidayetin kaynağı, kitapların anası, hitapların dayanağı ,mü’minlerin muradı Kur’anla süslenmeye geldik bugün.
  • Ayet ayet nazil olan, Şüphe ve Şirki kovan, Hakkı batıldan ayıran, Rasülullah’ın ahlakı, gönülleri fetheden Kur’anla bezenmeye geldik bugün.

 

  • Değerli Misafirler : Bakınız   Kur’an-ı bizzat Allah nasıl anlatıyor:

 


1- "Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size
apaçık bir nur indirdik" (Nisâ 174).

2- "Gerçekten size Allah'tan bir nur, apaçık bir kitap geldi. Rızasını
arayanı Allah onunla kurtuluş yollarına götürür ve onları iradesiyle
karanlıklardan aydınlığa çıkarır, dosdoğru bir yola iletir" (Mâide 15, 16).


3- "İşte  Kur'ân, bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Buna uyun
ve Allah'tan korkun ki size merhamet edilsin" (En'âm, 155).

4- "Kitab'a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle
iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz" (A'râf, 170).

5- "Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin" (Arâf, 204).

6- "Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa,
müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir. De ki: Ancak Allah'ın
lûtfuf ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu onların (dünya malı
olarak) topladıklarından daha hayırlıdır" (Yunus, 57, 58).


7- "Biz, Kur'an'dan öyle birşey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve
rahmettir; zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır" (İsrâ, 82).

8- "Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar
tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu
Kitab'ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri hem de
gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitab, Allah'ın,
dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi
de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz" (Zümer, 23).

9- "İşte böylece sana da emrimizle Kur'ân'ı vahyettik. Sen, kitap nedir,
iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle
doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen doğru bir yolu
göstermektesin" (Şûrâ, 52).

10- "Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah
korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz" (Haşr, 21).

  • ·         Değerli Misafirler Allah’ın Rasülü Kur’an-ı bize şöyle anlatıyor :


1- Müslim'de rivayet edilen bir hadiste; Ebu Umame (r.a)'den, Resulullah
(s.a.v)'ın şöyle dediği rivayet olunmuştur: "Kur'an'ı öğreniniz. Şüphesiz
o, kıyamet günü ehlin için çok iyi bir şefaatçı olacaktır."

2- Buhârî'de rivayet edilen bir hadiste; Osman İbn Affan (r.a)'dan, 
Resûlullah (s.a.v)'ın şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: "Aranızda en 
hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir."

3- Ebu Musa el-Eş'arî ( r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle
buyurdu: "Kur'an okuyan ve okuduğuyla amel eden mü'minin örneği, tadı
güzel kokusu güzel turunç meyvesi gibidir. Kur'an okumayan, ancak onunla
amel eden mü'minin örneği de tadı güzel ancak kokusu olmayan ham hurma
gibidir. Kur'an'ı okuyan münâfığın durumu ise kokusu güzel tadı buruk
reyhâne otu gibidir. Kur'an'ı okumayan münâfığın durumu ise kokusu olmayan,
tadı da buruk olan acı yaban keleği gibidir"( Buhârî, Müslim ).

4 - Müttefakun aleyh olan bir hadiste, İbn Ömer (r.a)'den Allah Rasûlü'nün
şöyle dediği rivayet olunmuştur. "Haset (gıpta veya imrenme) sadece iki
yerde olur. Biri Allah'ın kendisine Kur'an öğrenmeyi nasip ettiği kimsedir
ki, onu gece gündüz okur, kendisini işiten komşusu: "Keşke komşuma verilen
Kur'an nimeti bana da verilseydi de, gereği ile amel ettiği gibi ben de
etseydim!" der. Diğeri de, Allahın kendisine mal verdiği kimsedir ki, onu
hak yolda sarfeder. Bunu gören diğer biri: "Keşke şu hayırsever kişiye
verilen mal gibi bana da verilseydi de, onun yaptığı gibi ben de hayır
yapabilseydim!" diye imrenir.

5- İbni Abbas (r.a) anlatıyor: Hz.Peygamber ( s.a.v): "İçinde Kur'an'dan bir
şey bulunmayan kişi harabe ev gibidir" buyurmuştur (Hadis hasen-sahîhtir;Tirmizî).

6- İbn Mes'ud (r.a) Hz. Peygamber (s.a.v)'in şöyle dediğini rivayet
etmiştir: "Bir kavme, Allah'ın kitabını en iyi okuyanları imamlık eder"
(Müslim).

7- Câbir b. Abdullah (r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber, Uhud'da öldürülenlerden 
iki kişiyi biraraya getirdikten sonra: "Bunlardan hangisi Kur'an'la daha
fazla haşır neşirdi?" diye sorar; birine işaret edilldiği takdirde, önce
onun defin işlemini yapardı (Buhârî-Tirmizî, Nesaî, İbn Mâce).

8- İbn-i Mes'ud ( r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v) "Allah'ın kitabından
bir harf okuyanın, okuduğu harfe karşılık sevabı vardır. Bir iyilik on katıyla
değerlendirilir. Elif, Lâm, Mîm bir harftir demiyorum. Elif de harftir,
lâm da harftir, mim de harftir" buyurmaktadır (Hadis hasen-sahîhtir,
Tirmizî ).


3- Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v): "Evlerinizi kabirlere
çevirmeyin, çünkü şeytan, içinde Bakara Sûresi okunan evlerden nefret eder"
buyurdu (Müslim). 

4- Ubeyy b. Ka'b (r.a) anlatıyor: Hz.Peygamber (s.a.v): "Ey Ebu'l Munzir
Allah'ın kitabındaki hangi âyetin daha büyük olduğunu bilir misin? buyurdular.
Ben de "Allahu Lâ İlâhe İllâ Hüve'l Hayyu'l Kayyûm'dur" cevabını verince,
"Ebu'l-Munzir! Mâşaallah, sorulan herşeyi biliyorsun!" buyurdular (Müslim). 

6- Ebu Umame el-Bahîlî (r.a) anlatıyor: Hz.Peygamber (s.a.v)'i
şöyle buyururken duydum: "Kur'an okuyunuz, çünkü o kıyamet günü sahibine
şefaat edecektir. Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerini okuyunuz. Bu iki sûre
kıyamet günü iki bulut ya da arkadaşlarını savunan saf saf olmuş iki kuş
kafilesi gibidir. Bakara Sûresi'ni okuyunuz. Bu sûre sahibi için bereket;
terkeden için ise üzüntü vesîlesidir. Onu okumayanlar bunu elde edemezler"
(Müslim). 

7- Ebu'd-Derdâ (r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur.
"Kim Kehf Sûresi'nden on âyet ezberlerse Deccal'dan korunmuş olur". Bir başka
rivayette ise "Kehf Sûresi'nin sonundan okursa" buyrulmaktadır (Müslim). 

8- Ebu Saîd el-Hudrî (r.a) anlatıyor: Hz.Peygamber (s.a.v) şöyle
buyurmuştur: "Cuma günleri kim Kehf Sûresi'ni okursa onun için iki cuma
arası aydınlanmış olur". (Hâkim, Beyhakî. Bu hadis sahihtir.

 

9- İbn Mesud (r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber ( s.a.v) şöyle buyurmuştur.
"Mülk Sûresi kabir azabına manidir". (Hâkim, Ebu Naim. Bu hadis sahihtir.)

10- Ebu Saîd el-Hudrî (r.a) anlatıyor: Hz. Peygamber (s.a.v) İhlâs Sûresi
hakkında şöyle buyurmuştur. "Hayatım yed-i kudretinde olan Allah'a yemin
ederim ki, bu sûreyi okumak, bütün Kur'an'ın üçte birini okumaya denktir."
Bir başka rivayette ise Hz. Peygamber (s.a.v) Ashabına: "Ashabım! Kur'an'ın
üçte birini bir gecede okumak size güçlük verir mi?" diye sormuştu. Bu soru
Ashabına güç gelerek, Ya Rasûlallah! Hangimizin buna gücü yetebilir! demişlerdi.
Bunun üzerine, Hz. Peygamber: "Kul Hüva'llahu Ehad Sûresi Kur'an'ın üçte biridir"
buyurdu (Buhârî).

11- Hz. Âişe (r.a) anlatıyor: "Hz. Peygamber (s.a.v) her gece yatağına
geldiği zaman iki elini birleştirerek Kul Hüvallahu Ehad, Kul Eûzü
Bi-Rabbil-Felak, Kul Eûzü Bi-Rabbi'n-Nas sûrelerini okur, ellerine üfler,
sonra da iki eliyle vucudunun, ellerinin eriştiği kısımlarını sıvazlardı.
Elleriyle başını, yüzünü, vücudunun ön kısmını meshetmeye başlardı. Ve böyle
okuyup üfleyerek vücudunu meshetmeyi üç defa tekrarlardı" (Buhârî, Muslim).

12- Hz. Âişe (r.a) anlatıyor: "Hz.Peygamber bir şeyden müşteki olduğu
zaman Felâk ve Nâs sûrelerini okur, üzerine üflerdi. Ağrısı artınca ben ona

Kur'an okur, bereketini dilemek için eliyle üzerini sıvazlardım". (Buhârî)

 

13. Abdullah İbn-i Mesud hastalanır Hz Ömer artık yaşlandın senin bekar kızların var seni maaşa bağlayalım da onlar sen öldükten sonra sıkıntı çekmesinler der. Bunun üzerine İbn-i Mes’ud ben onlara  Kur’an’dan öyle bir şey öğrettim ki onu her sabah okurlarsa asla rızık sıkıntısı çekmezler dedi. Ve sözlerini şöyle tamamladı Rasülullah  ‘’Her kim Vakıa süresini her sabah okursa o kişi rızık sıkıntısı çekmez ‘’ buyurdu dedi ve maaş bağlanmasını kabul etmedi.

 

SÖZLERİMİ ŞAİRİN ŞU VECİZ DİZELERİYLE BİTİRMEK İSTİYORUM :

 

Ey İnsan... Yaşıyorken hem de Kur'an çağında,
Çırpınıp duruyorsun cehalet batağında,
Kalbin katı, gözün kör, başın kibir dağında,
Kur'an sana gel diyor bak bendedir adresin,
Ey şerefli mahlukat daha Kur'an ne desin?

Özgürce seçmen için iki yoldan birini,
Apaçık bildiriyor bütün ayetlerini,
Ya Peygamber, ya şeytan... seç diyor rehberini,
Öyle seçki sırattan rüzgar gibi geçesin,
İlla şeytan diyorsan daha Kuran ne desin?

Ya cennet bahçesidir, ya ateştir o mezar,
Mekan var mı dünyada öyle derin öyle dar?
Hiç bir şey yakın değil insana ölüm kadar,
Diyor ki hesabı var aldığın her nefesin,
Mesajlar konuşuyorken daha Kur'an ne desin?

Malın, mülkün, şöhretin, dünyada her şeyin var,
Ya dünyadan Rabbine götürecek neyin var?
Bana yeter diyorsan şu üç günlük itibar,
Bir başka gün vardır ki, çok çetindir bilesin,
Bunlar masal diyorsan daha Kur'an   ne desin?

Ayet diyor ki; eğer dağa inseydi kur'an!
Paramparça olurdu dağ Allah korkusundan,
Hangi insan duyup ta ibret almaz ki bundan?
Sanki bir dağ yanında ne kadarda cücesin,
Haddini bilmen için daha Kur'an ne desin?

O münezzeh ruhundan ruh vermekle insana,
Erişilmez bir şeref bahşetti Allah sana,
Ne kadar sevildiğini burdan anlasana,
Sanki taparcasına kendine kul kölesin,
Nefsini put yapana daha Kur'an ne desin?

Bir gün var ki çok yakın, dağların yürüdüğü,
Göklerin güneşi önünde sürüdüğü,
Kainatı toz dumanın bürüdüğü,
Kıyamet senaryosu, oyun değil bilesin,
Hala ürpermiyorsan daha Kuran ne desin?

O büyük mahkemede bütün diller susacak,
Konuşacak bu defa, göz, kulak, el, bacak,
Uzuvlar birer birer haramları kusacak,
Açılacak önünde defterleri herkesin,
Kendine gelmen için daha Kur'an  ne desin?

O gün!..  buyruk verenler, buyruğa baş eğecek,
Cehennem öfkesinden köpürüp kükreyecek,
Ve.. doydun mu deyince daha yok mu diyecek!
Yandıkça o deriler değişecek bilesin,
Hala secde yok ise daha Kur'an ne desin?

Gör ki dünya!.. Sırtında nice insan taşıyor,
Kimi yaşarken ölmüş, kimi ölmüş yaşıyor,
Kimi arş-ı alaya dolu dizgin koşuyor,
Diyor ki; İşte cennet! Gayret et ki giresin,
Ey!.. Şerefli varlık, daha Kur'an ne desin?

Cengiz NUMANOĞLU

Bu duygu ve düşüncelerle  huzurlarınızdan ayrılırken tekrar hepinize hoş geldiniz diyor sizleri en değerliye emanet ediyorum

ESSELAMÜ ALEYKÜM


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam115
Toplam Ziyaret58653
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.12842.1322
Euro2.94112.9464
Hava Durumu
Anlık
Yarın
22° 26° 9°
Saat